Sinema Efsanesi Brigitte Bardot, 91 Yaşında Ebediyete Uğurlandı
Fransız sinemasının unutulmaz ismi ve hayvan hakları savunucusu Brigitte Bardot, 91 yaşında hayata veda etti. "Ve Tanrı Kadını Yarattı" filmiyle dünya çapında ikon haline gelen efsane oyuncu, son yıllarını hayvanlara adadığı mücadeleyle geçirmişti. Vakfı, ölüm haberini "büyük bir üzüntüyle" duyurdu.
Ucon Editör
Dünya sinema tarihinin en ikonik figürlerinden biri olan Brigitte Bardot, 28 Aralık 2025 Pazar günü 91 yaşında yaşamını yitirdi. Ölüm haberi, kurucusu ve başkanı olduğu Brigitte Bardot Vakfı tarafından resmi bir açıklama ile duyuruldu. Vakıf, "Dünyaca ünlü oyuncu ve şarkıcı Madame Brigitte Bardot'un, prestijli kariyerini bırakarak hayatını ve enerjisini hayvan refahına adadığını" vurgulayarak immense tristesse (büyük üzüntü) ile veda etti. Ölüm nedeni ve yeri hakkında resmi bir detay paylaşılmadı, ancak son aylarda sağlık sorunları yaşadığı biliniyordu.
Bardot'un vefatı, Fransa'dan dünyaya yaylanan bir üzüntü dalgası yarattı. Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, "Filmleri, sesi, göz kamaştırıcı şöhreti, baş harfleri, acıları, hayvanlara olan tutkusu ve Marianne'in yüzü olan Brigitte Bardot, özgür bir hayatı temsil ediyordu" diyerek onu uğurladı.
Kariyerinin Zirvesinde Sinemaya Veda Eden İkon
Brigitte Anne-Marie Bardot, 28 Eylül 1934'te Paris'te varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Bale eğitimi aldığı gençlik yıllarında modellik yapmaya başladı ve 15 yaşında Elle dergisinin kapağında yer alarak dikkat çekti. Sinemaya 1952'de adım atan Bardot, asıl çıkışını 1956'da ilk eşi Roger Vadim'in yönettiği Ve Tanrı Kadını Yarattı (Et Dieu... créa la femme) filmiyle yaptı.
Bu film, Bardot'u bir anda uluslararası bir seks sembolüne dönüştürdü:
- Dağınık sarı saçları, dudaklarındaki o meşhur büzük ve özgür ruhlu karakterleriyle 1950'ler ve 1960'ların cinsel devriminin simgesi oldu.
- Jean-Luc Godard'ın Le Mépris (Hor Görme) (1963) gibi klasiklerde rol aldı.
- Viva Maria! (1965) ile BAFTA adaylığı kazandı.
- Toplam 47 filmde oynadı, ayrıca şarkıcılık yaparak hit parçalar çıkardı.
Simone de Beauvoir, 1959'da yazdığı "Brigitte Bardot ve Lolita Sendromu" makalesinde onu "Fransa'nın en özgür kadını" olarak tanımlamıştı. John Lennon ve Paul McCartney gibi isimler bile onun hayranıydı; genç kız arkadaşlarından saçlarını Bardot gibi sarıya boyamalarını istemişlerdi.
Ancak şöhretin baskısı Bardot'u bunaltmıştı. 1973'te, henüz 39 yaşındayken oyunculuğu bıraktığını açıkladı. "Çevremdeki delilik bana hep gerçekdışı geliyordu. Yıldız hayatına hiç hazır değildim" demişti yıllar sonra.
Hayvan Hakları Mücadelesinin Öncüsü
Sinemayı bıraktıktan sonra Bardot'un hayatı tamamen değişti. 1986'da kurduğu Brigitte Bardot Vakfı ile hayvan hakları savunuculuğuna adandı:
- Fok avı protestolarına katıldı (1977).
- Hayvan deneylerine, kürk kullanımına ve mezbahalardaki koşullara karşı kampanyalar yürüttü.
- Stray köpeklerin korunmasından sirk fillerine kadar geniş bir yelpazede mücadele etti.
- Vakfı, dünya çapında etkili projelere imza attı ve Bardot'u "hayvanların sesi" haline getirdi.
Son yıllarda Saint-Tropez'deki evinde, eşi Bernard d'Ormale ve çok sayıda hayvanıyla sakin bir hayat sürüyordu. "Avlanan hayvanları anlayabiliyorum, çünkü bana yapılan muamele de insanlık dışıydı" diyerek şöhretin yarattığı baskıyı hayvan mücadelesiyle bağdaştırmıştı.
Son Dönemdeki Sağlık Sorunları
Bardot, yaşlılığın getirdiği sağlık sorunlarıyla uzun süredir mücadele ediyordu:
- 1984'te meme kanseri teşhisi konmuş, radyoterapiyle iyileşmişti.
- 2023'te solunum yetmezliği nedeniyle hastaneye kaldırılmıştı.
- Ekim 2025'te "ciddi bir hastalık" nedeniyle ameliyat olmuş, hakkında ölüm söylentileri çıkınca kendisi sosyal medyadan "İyiyim ve gitmeye niyetim yok" diyerek yalanlamıştı.
- Kasım ayında yeniden hastaneye kaldırıldığı belirtilmişti.
Bu süreç, hayranlarını endişelendirmişti ancak Bardot'un güçlü kişiliğiyle baş ettiği biliniyordu.
Tartışmalı Yönleri ve Mirası
Bardot'un hayatı sadece güzellik ve başarıyla dolu değildi. Son yıllarda göçmenlik, İslam ve #MeToo hareketi konusundaki açıklamalarıyla tartışma yaratmış, birkaç kez "ırkçı nefret yaymak" suçundan para cezasına çarptırılmıştı. Bu yönleri, mirasını gölgelese de sinema ve hayvan hakları alanındaki etkisi tartışılmaz kaldı.
Dünya basınında "20. yüzyılın en büyük ekran sirenlerinden biri" olarak anılan Bardot, moda trendlerinden (dağınık saç modeli hâlâ "Bardot stili" olarak bilinir) kültürel dönüşümlere kadar derin izler bıraktı.